Pek çoğumuz Akdeniz diyetini duymuşuzdur. Peki, Akdeniz diyeti diyet midir yoksa bir yeme alışkanlığı mıdır?

Akdeniz beslenmesi daha çok diyet olarak bilinse de diyetten ziyade bir tür yeme alışkanlığıdır. Akdeniz çevresinde farklı ülkelerde yaşayan insanların sürdürdüğü geleneksel yeme alışkanlıklarına dayanan bir beslenme şeklidir ve adını buradan alır. Akdeniz’e kıyı ülkelerde yaşayan insanların yaşam kalitelerinin daha yüksek olduğu görüldükten sonra bu beslenme şekli incelenmeye başlanmış ve Akdeniz beslenme tarzı oluşturulmuştur.

Akdeniz tarzı beslenme şeklinde ilk kural meyve ve sebze tüketimini arttırmaktır. Gün içerisinde taze meyve ve sebzeler ile beslenilir; zeytinyağlı sebze ve kuru baklagil yemekleri de öğünlere eklenerek tüketim arttırılır.

Et tüketimine ve tüketilen etin çeşidine dikkat edilir. Tavuk ve balık etinin haftada 2 kez, kırmızı etin ayda 1 kez tüketilmesi önerilir. Protein kaynağı olarak kuru baklagiller kullanılmaktadır.

Yumurtanın gün aşırı yenmesi önerilmektedir. Süt, peynir, yoğurt gibi besinlerin ise yarım yağlı olanları tercih edilir.

Yağ kaynağı olarak tereyağı ve hindistancevizi yağı yerine zeytinyağı, fındık yağı, ceviz, badem, fındık ve avokado gibi besinlerin tüketilmesi önerilmektedir. Günlük alınan enerjinin %35-40’ı bu sağlıklı yağlardan gelmektedir.

Beslenmede tam tahıllara yer verilir. Yulaf, esmer pirinç, soya fasulyesi, keten tohumu, makarna, kuskus, esmer ekmek çeşitleri gibi tahıl ürünlerinin beslenmede yer alması önerilir.

Bu tür bir beslenme şeklinin yanında diyette su tüketimine önem verilmesi ve istenirse 1-2 kadeh kırmızı şarap tüketimi önerilir.

Yapılan araştırmalarda Akdeniz beslenme şeklinin insan sağlığına birçok faydası olduğu sonucuna varılmıştır. Bu beslenme şekli doymamış yağ asitlerinden zengin, antioksidan ve lif içeriği yüksek bir beslenme şeklidir. Bu nedenle beyin sağlığından sindirim sistemi sağlığına kadar birçok yönden sağlığı olumlu etkilediği görülmüştür. Kansere karşı koruyucu etki gösterir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Yüksek tansiyonun düşmesine yardımcı olarak kalp-damar sağlığına iyi gelir.

Olumsuz etkilerine baktığımızda günlük alınan enerjinin ortalama %35-40’ını yağ içeren besinlerin oluşturduğunu görüyoruz. Sağlıklı beslenme programında günlük alınan enerjinin en fazla %30’unun yağdan gelmesi gerekir. Bu yağlar sağlıklı yağlar olsa bile fazladan alınan yağlar ilerde yüksek kolesterol gibi sağlık problemlerine neden olabilir.

Gördüğünüz gibi Akdeniz diyeti aslında bir diyet değil, yeme alışkanlığıdır. Yeme alışkanlıkları örnek olarak alınsa bile diyet olarak uygulanmamalıdır. Diyetin kişiye özel olduğu unutulmamalı ve size özel hazırlanan programlar ile sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanılmalıdır.

Diren Kaptan
Takip edin

Diren Kaptan

Beslenme ve Diyet Uzmanı - Dorest Güzellik ve Obezite Merkezi
Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden 2017 yılında şeref öğrencisi ünvanıyla mezun olmuştur. Eğitim hayatı süresince Ankara’daki çeşitli hastanelerde stajyer diyetisyen ünvanıyla görev yapmıştır. Okuduğu süreç boyunca İşaret Dili ve İlk Yardım Eğitimi, Beden Dili Eğitim Programı, Profesyonel İletişim Eğitim Programı, Zihin Haritaları Eğitim Programı, Diksiyon Hitabet Eğitim Programı Başarı Sertifasını almıştır.
Ekim 2017 yılından itibaren Dorest Güzellik ve Obezite Merkezi’nde diyetisyen ünvanı ile görev yapmaktadır. Katıldığı Gaps eğitimi programı ile Gaps Practitioner Sertifikasını almıştır.
Sağlıklı bir yaşam sürmenin sırrının dengeli ve düzenli beslenmeden geçtiğini bilmekte ve bu ilkeyle yaşamaktadır. Sağlık, beslenme ve diyet üzerine bilimsel yayın ve kitapları yakından takip etmekte ve bu bilgiler doğrultusunda kendini geliştirerek sizleri aydınlatmaktadır.
Diren Kaptan
Takip edin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp