VEJETERYAN BESLENME NEDİR?

Vejeteryan, bitkisel kaynaklı besinlerin ağırlıklı olarak tüketilmesini içeren bir beslenme tarzıdır.  Vejeteryan beslenmesinin birkaç çeşidi bulunmaktadır.

  • Lakto-ovo Vejeteryanlar:

Hiçbir hayvan etini yemezler, ancak yumurta ve süt ürünleri tüketirler.

  • Lakto Vejeteryanlar:

Hayvan etini yemedikleri gibi, yumurta da yemezler, süt ve süt ürünleri tüketirler.

  • Ovovejeteryanlar:

Süt tüketmeyip, yumurta yiyen vejetaryen tipi.

  • Pesketeryanlar:

Hayvan eti olarak sadece balık yerler.

  • Semi Vejeteryan:

Kırmızı et değil de, beyaz et tüketirler.

  • Veganlar:

Katı vejetaryen olarak da nitelenen bu grup, hayvanlardan elde edilen tüm gıda ve ürünleri kullanmayı reddederler. Buna süt, yumurta, bal ve jelatin gibi gıdalar da girer. Veganlar genellikle deri, yün, ipek gibi hayvansal ürünleri de tüketmezler.

RAMAZAN AYINDA KALP SAĞLIĞI VE BESLENME

Ramazan ayında kalp rahatsızlığı olan hastalar özellikle “Oruç tutabilir miyim?” ve “Nasıl beslenmeliyim?” sorularına cevap aramaktadır. Oruç tutmak kalp sağlığını korumaya yardımcı olabilmektedir. Sağlıklı beslenmeyle birlikte tutulan oruç ile kandaki kötü kolesterol (LDL kolesterol) azalabilmektedir.

Oruç tutmanın vücuda sağladığı faydalar dışında bazı kalp hastalarında sağlık riski de oluşturabilmektedir. Özellikle kalp yetmezliği, kalp büyümesi, kalp kapak hastalığı, yüksek tansiyon, ritim bozukluğu, diyabet olan ve ilaç kullanan hastaların oruç tutmadan önce doktoruna danışması kalp damar sağlığını korumak için önemlidir.

Ramazanda uzun süren açlık ve su tüketiminin yetersiz olması sonucu metabolizmada yavaşlama olabilmektedir. Bu dönemde kilo almamak ve kalp sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken bazı önemli detaylar bulunmaktadır;

  • İftarda 1-2 kepçe çorba ve bir hurma ile başlayıp yaklaşık 10 dk. ara verdikten sonra az yağlı, az tuzlu ve hafif beslenilmeli
  • Yemeklerde iç yağ, kuyruk yağı, tereyağı, margarin gibi katı yağlar yerine zeytinyağı, fındık yağı ve diğer bitkisel yağlar kullanılmalı
  • Kızartma, kavurma etler, sucuk, salam, sosis, sakatatlar, yağlı etler ve yağlı peynirlerden kaçınılmalı
  • İftar ve sahurda kepekli, tam buğday gibi tam tahıllı ekmek, bulgur, yulaf ezmesi, tam buğday makarna tercih edilmeli
  • Sofrada sebze yemeği ve salata bulunmalı, haftada 2-3 kez kuru baklagiller; nohut, mercimek, barbunya, kuru fasulye tüketilmeli
  • İftarda ve sahurda yoğurt, ayran, kefir gibi probiyotik içeriği yüksek olan besinler yer almalı
  • Kan şekerinizi dengelemesi ve enerji vermesi için iftar ve sahur arasında bir veya iki kez ara öğün olmalı
  • Ara öğünlerde 1-2 meyve, az miktarda tuzsuz badem, fındık, ceviz gibi kuru yemişler veya şekersiz meyve kompostosu tercih edilmeli
  • Kaymak, krema, mayonez, yağlı soslar, unlu mamuller, bisküvi, çikolata, yağlı ve şerbetli tatlılardan uzak durulmalı
  • Gazlı, şekerli içecekler ve hazır meyve suları içilmemeli
  • Koyu çay ve kahve tüketimi fazla olmamalı
  • Gün içinde enerji vermesi ve metabolizma hızının düşmemesi için sahur mutlaka yapılmalı, yeterli vitamin mineral alınması için taze sebze ve meyvelere yer verilmeli
  • Tuzlu ve bol baharatlı gıdalar tüketilmemeli
  • Yemekten sonra hemen uzanmak reflü şikayetlerini artırabilmektedir. Aynı şekilde yemekten hemen sonra yapılan ani egzersiz ve ağır egzersizler kalp rahatsızlığını artırabildiğinden yemek sonrası hemen spor yapılmamalı
  • Egzersiz iyi kolesterolü (HDL kolesterol) yükseltmektedir. İftardan 1-2 saat sonra yürüyüş yapılmalı
  • Kabızlığı önlemek için kepekli, tam tahıllı ürünler, elma gibi kabuğuyla yenilebilen meyveler, şekersiz meyve kompostosu, salata ve kuru baklagiller tüketilmeli, beyaz unlu ve şekerli besinlerden uzak durulmalı, bol su içilmeli ve iftardan sonra yürüyüş yapılmalı
  • Su alımına dikkat edilmeli özellikle sıcak günlerde vücuttaki su kaybını önlemek için iftar ve sahur arasında en az 2,5-3 litre su içmeye özen gösterilmeli; yetersiz su tüketimi baş ağrısı, halsizlik, kabızlık gibi sorunlara neden olabildiğinden bol su içilmeli
  • Öğünlerde iyi çiğnemeden hızlı yemek ve hava yutmak hem mide-barsak sistemini hem kalp sağlığını olumsuz etkilemektedir. İftarda ve sahurda kısa sürede mideyi çok doldurmamak önemlidir.
  • Orucu açtıktan sonra sigara içmek kan basıncının artmasına, kalp çarpıntısı ve ritim bozukluklarına neden olabilmektedir.

Kalp sağlığımızı korumak ve sağlık risklerini azaltmak için ideal kiloya ulaşmalı, kalp hastalıklarına yönelik düşük kolesterollü beslenmeye özen göstermeli, balık tüketmeli, düzenli egzersiz yapmalı ve sigaradan uzak durmalıyız.

 

 

 

 

 

RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENME

Kim demiş ramazanda sağlıklı beslenmek zor, kilo alınır diye?! Aksine, ramazanda da sağlıkla kilo vermek mümkün!

Ramazan ayında uzun süren açlık, azalan besin tüketimi ve yanlış besin tercihleri sonucunda metabolizma hızı düşmektedir. Ancak bu durum kilo verememeniz, hatta almanız için bir sebep değildir. Peki, ne mi yapabiliriz?

  • Sahuru atlamamak.

Bu sayede kaloriyi tek başına iftara yığmayarak hem midemizi zorlanmayacağız hem metabolizma hızına destek olacağız.

  • Sahurda doğru örüntüyü sağlamak.

Protein, karbonhidrat, yağ gruplarını beraber içeren bir menü ile tokluğu arttırıp metabolizma hızını desteklemek mümkün.

  • Kısa sürede aşırı tüketimde bulunmamak.

Sahuru hızlıca yapıp yatmak sindirim sorunlarına neden olurken iftarı süratle bitirmek ise uzun süreli açlığın ardından hazımsızlığa ve mide genişlemesine neden olmaktadır.

  • Su alımını azaltmamak.

Su, başlı başına metabolizma uyarıcıdır. Ayrıca susuzluk hissi açlık hissi ile karışabildiği için fazla kalori almanıza neden olabilir. Bu nedenle iftar ile sahur arasında 2-2.5 litre su tüketimine özen göstermeliyiz.

  • İftara hafif başlamak ve hafif devam etmek.

Bir hurma ve bir kepçe çorba ile orucu açıp 5-10 dakika beklemek şişkinliği ve fazla porsiyon tüketimini engellemenize yardımcı olacaktır.

  • İftar ile sahur arası ara öğün yapmak.

Bu ara öğün kan şekerinizi dengelerken gün içerisinde alamadığınız gereksinmelerinizi karşılamanızı sağlayacaktır.

Ramazanda bunlara dikkat ederek sağlıklı beslenmek ve kilo vermek mümkün. Kişiye göre beslenme ve porsiyon miktarları değişiklik gösterebilir. Ancak örnek sahur ve iftar menüleri ile ramazanda beslenmenize dikkat edebilirisiniz.

SAHUR ÖRNEK LİSTE

  • 1-2 adet haşlanmış yumurta
  • 1 dilim beyaz peynir veya 2 kaşık lor peyniri
  • 2 adet kuru kayısı veya 1 adet kuru hurma
  • 2 tam ceviz içi veya 5 adet badem/fındık
  • Domates, salatalık, mevsim yeşillikleri
  • 2-3 dilim tam buğday, kepek veya çavdar ekmeği
  • 1 bardak yarım yağlı süt veya 1 kase yoğurt

 İFTAR ÖRNEK LİSTE

  •  1-2 bardak su + 1 adet kuru hurma veya 3 adet zeytin
  •  1 kepçe çorba

15-20 dakika ara veriniz.

  • 60-80 gr köfte/dana eti/balık/ hindi eti/tavuk eti
  • 3-4 kaşık sebze veya bakliyat yemeği
  • 2 kaşık yoğurt veya 1 kase cacık veya 1 bardak ayran
  • Zeytinyağı eklenmiş salata veya haşlama sebze
  • 1 dilim pide(25 gr) veya 3 kaşık pilav/makarna

GECE ARA ÖĞÜN

  • 1 bardak süt/kefir/ayran veya 1 kase yoğurt
  • 1 porsiyon meyve

 

Tabi ki 2-2,5 litre su içmeyi ve 2 fincan bitki çayı tüketimini ihmal etmiyoruz. Aynı zamanda

İftar sonrası da en az 30 dk yürüyüş yaparak metabolizmayı hızlandırabilirsiniz.

 

 

Metabolizman Kaç Yaşında?

Son zamanlarda yaş almayı önleme ve genç kalma üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Gerçek yaşınız ilerlerken metabolizma yaşını genç tutmak böylece yaşlanmayı önlemek mümkün. Metabolizma yaşı ise detaylı vücut analizi yapan cihazlar ile saptanabilmektedir.

Peki metabolizma yaşı nedir ?

Metabolizma yaşı; yağ kütlesi, kas kütlesi ve karın çevresi yağlanma, kemiklerinin gücünden etkilenerek ortaya çıkan, vücudun kendisini kaç yaşında hissettiğinin göstergesidir. Metabolizma yaşı aslında bize ne kadar sağlıklı olduğumuzu göstermektedir.

Detaylı bir ölçüm analizi yaptırdığınızda metabolizma yaşınız kendi yaşınızdan yüksek çıkıyorsa dikkat!
Metabolizma yaşın yüksek çıkması metabolizmanın yavaş çalıştığının göstergesidir. Hatta vücudun metabolizma hızı yüksek olsa bile, bu enerjiyi kullanma yeteneğinin düşük olduğunun da göstergesi olabilir. Bu da özellikle kilo vermeyi ve kilo verme hızını etkilemektedir.

Metabolizma yaşınızı genç tutmak için bunlara dikkat etmeniz gereklidir.

  • Vücuttaki yağ oranının ideal olan aralıkta olmasına,
  • Kas kütlesinin alt sınırın üstünde olmasına,
  • Aktif bir yaşam tarzını benimsemeye,
  • Karın çevresi yağlanmanın yüksek olmamasına,
  • Stresi azaltmaya,
  • İyi uyumaya,
  • Yeteri miktarda su içmeye,
  • Protein alımının yeterli olmasına,
  • Karbonhidrat seçiminin sağlıklı olmasına,
  • Sindirim sisteminin iyi çalışmasına

Bu maddelere dikkat ederek metabolizmayı genç tutmak mümkün.

Metabolizmayı genç tutun, sağlıkla yaş alın.

Face Shine

Artık,cildinizin ölü hücrelerden temizlenmesi,renk tonunun eşitlenmesi,nem depolarının dolup, kırışıklıkların yumuşaması için agresif uygulamalara ihtiyacımız kalmadı.
Yeni nesil iğnesiz cilt canlandırma sistemleri içinde ilk ve tek olan TMC+Action ile konforlu ve etkili bir şekilde güneş hasarlarından kurtulabilirsiniz. İçeriğinde bulunan zengin aktif bileşenler kontrollü hasar vererek, kolajen ve elastik sentezini destekler. DMAE (somon DNA) ve organik silik ile cildin sıkılaşmasını sağlar. Kojik Asit, Mandalik asit ile cildin nem depolarını doldurulur. Trikloroasetik Asit ile cildin canlanmasını yenilenmesini sağlar.C Vitamini, Resveratrol, Lipoik, Lactobionic Asit ile de antioksidan koruma yapar.

Kimler yaptırabilir sorusuna cevap:” deride lekelenme, sivilce ve sivilce izleri, kırışık, ton farkı,yorgunluk ve sarkma olan herkes” veya yaş nedeni ile tembelleşmiş hücrelere artık çalış komutu vermek isteyen herkese yapılabilir.

Whatsapp