Kurban Bayramına Özel Beslenme Önerileri

Günlük beslenme alışkanlıklarının bayramda değişmesiyle beslenme düzeninizin bozulması durumunda kişilerde hazımsızlık, kabızlık, ödem, hipertansiyon, kan şekeri düzeylerinde bozulmalar gibi sağlık sorunları oluşabilmektedir. Özellikle şeker hastaları ,yüksek kolesterol hastaları, kalp ve böbrek hastaları gibi kronik hastalıkları olan kişilerin beslenmelerine daha dikkatli olması gerekir.

  • KURBAN ETİNİ TÜKETİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Kesilen kurban etinin ölüm sonrası katılığı sırasındaki etlerin güneş görmeyen serin bir ortamda (7-15 derecede) 3-4 saat bekletilmesi ,daha sonra ise 4 derecede bir süre daha bekletilmesi gerekir. Ölüm katılığının olgunlaşması için 24 saat bekletilen etin hem tadı daha iyi olacaktır hem de sindirimi esnasında sıkıntı olmayacaktır. Özellikle mide rahatsızlığı olan kişiler bekletilmeden et tükettiğinde mide yanması, hazımsızlık, şişkinlik gibi problemleri olabilir .

  • KURBAN ETİNİN SAKLANMASI NASIL OLMALIDIR?

Besin zehirlenmeleri ve sağlık problemlerinin oluşmaması için etlerin depolanma sırasında dikkat edilmesi gereken durumlar vardır:

Kıyma haline getirilmiş etler hazırlandığı gün içinde kullanılmalı, kullanılana kadar soğutucularda 4 derecede tutulmalıdır.

Etleri dondurucuya koyarken kişi sayısına göre porsiyon yapılmalı ve çözülen et tekrar dondurucuya konulmamalıdır.

Etler derin dondurucuda -18 derecede 4- 6 ay süreyle depolanabilir.

Dondurulmuş etler, soğutucuda 6-8 saat kadar bekletilerek çözdürülmelidir. Etler derin bir kaba konularak soğutucularda çözdürülmeli, çözdürme sırasında etlerin sıvıları çevreye damlamamalı veya saçılmamalıdır.

  • ETİ PİŞİRİRKEN NE YAPILMALI

Etler mangal yapılacaksa; kömürleşecek şekilde kızartılmaması gerekir kömürleşen etler kanserojen maddelerin oluşmasına neden olur.  Etin ateşe yakın olması B1, B12, folik asit gibi vitaminlerin kaybına yol açmaktadır.

Yağlı etlerin üzerindeki yağı atsanız dahi yağ oranı yüksek olduğu unutulmamalı ve eti pişirirken iç yağı, kuyruk yağı veya sıvı yağ eklemeden kendi yağı ile pişirilmelidir.

Kavurma yaparken de ilave yağ konulmadan etin kendi yağı ile pişirilmelidir.

Kırımızı etin demir oranı yüksek oranda bulunur ve demirin vücuttaki emilimini artırmak için etin yanında  limon soslu, salata (domates, yeşilbiber, maydonoz, …) tüketilmelidir.

Etli sebze veya kurubaklagil yemeklerinde ilave yağ ( kuyruk yağı ,iç yağ veya sıvıyağ) eklenmeden etin kendi yağı ile pişirilmelidir.

  •  GÜNLÜK BESLENMENİZDE PROTEİN İÇEREN BESİNLERİ DENGELİ TÜKETİN

Kurban bayramında kırmızı et tüketiminin fazla olması protein alımını artırırken yağ alımını da artırmaktadır. Günlük beslenmenizde bunu dengelemek kaloriyi dengelerken sağlık problemlerinin oluşma ihtimalini de azaltır. Dengeli beslenmeyi yapmak için her öğünde salata veya sebze olmasına özen gösterin. Yumurta ,süt, yoğurt, peynir tüketiminizde miktarları sınırlandırın.

Et tüketimini genel olarak öğle öğününde tercih edilmeli akşam ise sebze tüketilmelidir.

  • ŞEKER ORANI AZ TATLILARI TERCİH EDİN

Kızartılmış ve şerbetli tatlılar kan şekerinizde ani dalgalanmalara yol açar , özellikle şeker hastalarının bu konuda dikkatli olması gerekir. Şerbetli tatlılar yerine miktarına dikkat edilerek  az şekerli sütlü tatlı veya meyveli tatlılar, dondurma gibi hafif tatlılar tercih edilebilir. Bayram ziyaretlerindeki İkram edilen şekerli tatlıların, çikolataların veya şekerlemelerin tüketimini olabildiğince az olmasına dikkat edin.

  • SAKATAT TÜKETİMİNE DİKKAT EDİLMELİ

Bayramda sakatat tüketimi de artmaktadır. Ancak özellikle kolesterol hastaları ile kalp-damar hastalığı riski taşıyan kişiler sakatat tüketiminden kaçınılmalıdır.

 

 

 

 

 

 

Kurban Bayramının Bayram Şekeri: İNCİR

Kurban Bayramı’na sayılı günler kalırken bayram telaşı da kendini yavaş yavaş hissettirmeye başladı. Bayram için bir yandan kurbanlık alımını gerçekleştiren insanlar, bir yandan da hem kılık kıyafet hem de bayramın olmazsa olmazı şeker alışverişini yapıyor.

Bu yıl incir hasadının bayrama denk geldiği Aydın’da da bayram ziyaretlerinde ağızlar incir ile tatlanacak. Lezzeti ve doğallığıyla sağlık dostu olan ve damak çatlatan incir Kurban Bayramı’na adeta renk katacak.

Bu bayram tam incir zamanına denk gelmişken bayram şekeri olarak incir tüketmeye ne dersiniz?

İncir tatlı tadı ile şeker yerine geçebilecek güzel bir meyvedir. Tatlı ve şeker ihtiyacını çok güzel karşılayabilir. Böylece bayramda şeker yerine incir kullanılabilir.Tabi inciri tüketirken porsiyon kontrolüne dikkat etmek gereklidir. İncirin 1 orta boyu 1 porsiyon meyve yerine geçmektedir ve karbonhidrat oranı yüksektir. Bu nedenle şeker hastalarının ve kilo verme sürecinde olan kişilerin inciri tüketirken dikkatli olması gerekir.

İnciri yanında ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişler ile birlikte tüketmek gerekir. Bu şekilde tüketmek kan şekerinin hızlı yükselmesini önleyecektir. Hazır mevsimi gelmişken bu bayramda taze incirler bayram tatlısı, şekeri yerine geçebilir.

İncir diyet lifi, mineral, vitamin, pigment ve antioksidan içeriğiyle sağlık için pek çok yarar sağlamaktadır. İncir kan basıncının dengelenmesini sağlayan potasyum mineralinden zengindir.

Çok iyi bir diyet lifi kaynağıdır. 1 orta boy incir yaklaşık 1 gram diyet lifi içerir ve buda günlük ihtiyacımızın yüzde 6’sını karşılayabilir. İçerdiği lifler aynı zamanda kabızlığa da iyi gelmektedir.

Taze incir, özellikle koyu renkli olanları karoten, lutein, tannin gibi bir çok antioksidan bileşen ve A, E, K gibi bir çok vitamin içerir. Zengin antioksidan, vitamin, mineral içeriği sayesinde vücudu zararlı bileşenlerden korur ve güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmamızı sağlar.

C vitamini ve Magnezyum minerali ile donatılmış olan incir saç ve saç köklerini beslerken, doğal bir görünüm kazandırır.

VEJETERYAN BESLENME NEDİR?

Vejeteryan, bitkisel kaynaklı besinlerin ağırlıklı olarak tüketilmesini içeren bir beslenme tarzıdır.  Vejeteryan beslenmesinin birkaç çeşidi bulunmaktadır.

  • Lakto-ovo Vejeteryanlar:

Hiçbir hayvan etini yemezler, ancak yumurta ve süt ürünleri tüketirler.

  • Lakto Vejeteryanlar:

Hayvan etini yemedikleri gibi, yumurta da yemezler, süt ve süt ürünleri tüketirler.

  • Ovovejeteryanlar:

Süt tüketmeyip, yumurta yiyen vejetaryen tipi.

  • Pesketeryanlar:

Hayvan eti olarak sadece balık yerler.

  • Semi Vejeteryan:

Kırmızı et değil de, beyaz et tüketirler.

  • Veganlar:

Katı vejetaryen olarak da nitelenen bu grup, hayvanlardan elde edilen tüm gıda ve ürünleri kullanmayı reddederler. Buna süt, yumurta, bal ve jelatin gibi gıdalar da girer. Veganlar genellikle deri, yün, ipek gibi hayvansal ürünleri de tüketmezler.

RAMAZAN AYINDA SU VE TATLI TÜKETİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Ramazan ayında beslenmede en çok dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de su tüketimidir. Oruç tutarken gün boyu su içilmediği için vücut susuz kalır. Susuz kalan metabolizma yavaş çalışmaya başlar. Bu durum kilo alımına neden olabilir veya kilo verimini zorlaştırabilir. Bu nedenle su ihtiyacı iftar ve sahur arasında muhakkak karşılanmalıdır.

Peki su nasıl ve ne zaman içilmelidir?

Oruç açılırken yapılan hata suyu fazla miktarda birden içmektir. Bu nedenle su bir anda içilmemeli öğüne yayarak yudum yudum içilmelidir. Bir anda fazla içilen su vücuttan daha çabuk atılır. Bu nedenle su iftar ve sahur arasında yayarak yavaş yavaş içilmelidir.

  • İftardan yarım saat bir saat sonra su içmeye başlanabilir.
  • Yatma saati de hesaba katılarak sahura kadar belli aralıklara bölünerek su eşit miktarda içilebilir. Örneğin vücut ihtiyacına göre 3 bardak su sahur vaktinde içilebilir. İftarda yaklaşık 3 bardak su içilebilir.
  • Geriye kalan bardaklar hesaplanarak hedef su tamamlanabilir.
  • İftar ve sahur öğünlerinde susuzluğa neden olacak sucuk, pastırma, turşu, şalgam gibi tuz ve baharat içeriği yüksek gıdalar tercih edilmemelidir.
  • Suyun içerisine taze limon dilimleri, taze nane yaprakları veya rulo tarçın eklenebilir. Suya böyle besinler eklemek farklı bir aroma katıp içimini kolaylaştırır hem de mideyi rahatlatarak tatlı yeme isteğini bastırabilir.

 

Ramazan’da dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de tatlı tüketimidir. İftar sonrası yemekler yendikten sonra sofraların vazgeçilmezi tatlılar oluyor. Hele Ramazan’a özel yapılan güllaçlar sofraların vazgeçilmez tatlısı oluyor.

Tatlı tüketirken nelere dikkat edilmelidir?

  • Tatlının hemen yemek üzerine değil iftardan 1- 2 saat sonra yenilmesi gerekir.
  • Tatlının hamurlu ve kızartma işlemine uğramış bir tatlı olmamasına dikkat edilmeli sütlü tatlılar tercih edilmelidir.
  • Ramazanın simgesi haline gelen güllaç buna en uygun tatlı olarak kabul edilebilir. Haftada 2 kez sütlü tatlı tüketip diğer günlerde meyve veya kuru meyveyi tatlı olarak kullanabilirsiniz.
  • Şeker eklenmiş içecekler ve şeker şuruplarının tüketilmesi ile aşırı enerji alınabilir. Bunların yerine ev yapımı şeker içeriği düşük veya şekersiz tatlılar tercih edilmelidir.
  • Tatlı istekleri meyve kompostoları ile giderilebilir. Meyve kompostosu enerji vererek, bağırsakların gün içinde çalışmasında yardımcı olur.
  • İftarda sadece çorba, pilav börek ve zeytinyağlı beslenmek yemek sonrası tatlı isteğini artıracaktır. Bu nedenle iftarda muhakkak protein içeren besinlere yer verilmelidir.

 

Beslenmenize dikkat edip öğünleri dengeli tükettiğiniz zaman tatlıya da ramazan sofralarında yer verebilirsiniz.

 

RAMAZAN AYINDA KALP SAĞLIĞI VE BESLENME

Ramazan ayında kalp rahatsızlığı olan hastalar özellikle “Oruç tutabilir miyim?” ve “Nasıl beslenmeliyim?” sorularına cevap aramaktadır. Oruç tutmak kalp sağlığını korumaya yardımcı olabilmektedir. Sağlıklı beslenmeyle birlikte tutulan oruç ile kandaki kötü kolesterol (LDL kolesterol) azalabilmektedir.

Oruç tutmanın vücuda sağladığı faydalar dışında bazı kalp hastalarında sağlık riski de oluşturabilmektedir. Özellikle kalp yetmezliği, kalp büyümesi, kalp kapak hastalığı, yüksek tansiyon, ritim bozukluğu, diyabet olan ve ilaç kullanan hastaların oruç tutmadan önce doktoruna danışması kalp damar sağlığını korumak için önemlidir.

Ramazanda uzun süren açlık ve su tüketiminin yetersiz olması sonucu metabolizmada yavaşlama olabilmektedir. Bu dönemde kilo almamak ve kalp sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken bazı önemli detaylar bulunmaktadır;

  • İftarda 1-2 kepçe çorba ve bir hurma ile başlayıp yaklaşık 10 dk. ara verdikten sonra az yağlı, az tuzlu ve hafif beslenilmeli
  • Yemeklerde iç yağ, kuyruk yağı, tereyağı, margarin gibi katı yağlar yerine zeytinyağı, fındık yağı ve diğer bitkisel yağlar kullanılmalı
  • Kızartma, kavurma etler, sucuk, salam, sosis, sakatatlar, yağlı etler ve yağlı peynirlerden kaçınılmalı
  • İftar ve sahurda kepekli, tam buğday gibi tam tahıllı ekmek, bulgur, yulaf ezmesi, tam buğday makarna tercih edilmeli
  • Sofrada sebze yemeği ve salata bulunmalı, haftada 2-3 kez kuru baklagiller; nohut, mercimek, barbunya, kuru fasulye tüketilmeli
  • İftarda ve sahurda yoğurt, ayran, kefir gibi probiyotik içeriği yüksek olan besinler yer almalı
  • Kan şekerinizi dengelemesi ve enerji vermesi için iftar ve sahur arasında bir veya iki kez ara öğün olmalı
  • Ara öğünlerde 1-2 meyve, az miktarda tuzsuz badem, fındık, ceviz gibi kuru yemişler veya şekersiz meyve kompostosu tercih edilmeli
  • Kaymak, krema, mayonez, yağlı soslar, unlu mamuller, bisküvi, çikolata, yağlı ve şerbetli tatlılardan uzak durulmalı
  • Gazlı, şekerli içecekler ve hazır meyve suları içilmemeli
  • Koyu çay ve kahve tüketimi fazla olmamalı
  • Gün içinde enerji vermesi ve metabolizma hızının düşmemesi için sahur mutlaka yapılmalı, yeterli vitamin mineral alınması için taze sebze ve meyvelere yer verilmeli
  • Tuzlu ve bol baharatlı gıdalar tüketilmemeli
  • Yemekten sonra hemen uzanmak reflü şikayetlerini artırabilmektedir. Aynı şekilde yemekten hemen sonra yapılan ani egzersiz ve ağır egzersizler kalp rahatsızlığını artırabildiğinden yemek sonrası hemen spor yapılmamalı
  • Egzersiz iyi kolesterolü (HDL kolesterol) yükseltmektedir. İftardan 1-2 saat sonra yürüyüş yapılmalı
  • Kabızlığı önlemek için kepekli, tam tahıllı ürünler, elma gibi kabuğuyla yenilebilen meyveler, şekersiz meyve kompostosu, salata ve kuru baklagiller tüketilmeli, beyaz unlu ve şekerli besinlerden uzak durulmalı, bol su içilmeli ve iftardan sonra yürüyüş yapılmalı
  • Su alımına dikkat edilmeli özellikle sıcak günlerde vücuttaki su kaybını önlemek için iftar ve sahur arasında en az 2,5-3 litre su içmeye özen gösterilmeli; yetersiz su tüketimi baş ağrısı, halsizlik, kabızlık gibi sorunlara neden olabildiğinden bol su içilmeli
  • Öğünlerde iyi çiğnemeden hızlı yemek ve hava yutmak hem mide-barsak sistemini hem kalp sağlığını olumsuz etkilemektedir. İftarda ve sahurda kısa sürede mideyi çok doldurmamak önemlidir.
  • Orucu açtıktan sonra sigara içmek kan basıncının artmasına, kalp çarpıntısı ve ritim bozukluklarına neden olabilmektedir.

Kalp sağlığımızı korumak ve sağlık risklerini azaltmak için ideal kiloya ulaşmalı, kalp hastalıklarına yönelik düşük kolesterollü beslenmeye özen göstermeli, balık tüketmeli, düzenli egzersiz yapmalı ve sigaradan uzak durmalıyız.

 

 

 

 

 

Whatsapp