Depresyon kalıtımsal, çevresel ya da hormonal problemler sonrasında gelişen vücutta serotonin, dopamin ve norepinefrin dediğimiz hormonların düzensiz salgısından kaynaklanan bir duygu durumu bozukluğudur. Depresyondaki kişi kendini değersiz, mutsuz, huzursuz ve çaresiz hissedebilir. Ancak dönemsel olan duygu durumu gel-git’ leri iyi ayırt edilmelidir. Depresyon diyebilmek için bu ruh halinin en az 2 hafta boyunca ve her gün sürüyor olması gerekmektedir.

Araştırmalar, son 10 yıl içerisinde antidepresan kullanan kişi sayısının %160 oranında arttığını göstermektedir. Özellikle lise çağındaki bireylerde bu artış çok daha fazla gözlemlenmiştir.

Ancak hissettiğiniz mutsuzluk ve yorgunluk hissinin;

  • Hipotiroidi
  • Demir eksikliği anemisi
  • B-12 eksikliği anemisi
  • İnsülin direnci

gibi durumlardan da kaynaklanabiliyor olabileceğini unutmayın.

Depresyon tedavisinde psikoterapi ve ilaç desteğinin yanında kişiye özgü beslenme düzeni de çok önemlidir. Hastalık sürecinde klinik durumda meydana gelen iştah durumu ve buna bağlı vücut ağırlığı değişimleri, kabızlık, ishal, serum mineral-vitamin düzeyleri dikkat edilmesi gereken noktalardır. Uygulanan ilaç tedavisinin yan etkilerini azaltmak için de beslenme muhakkak göz önünde bulundurulmalıdır.

Son dönemde yapılan araştırmalar beslenme düzenini iyileştirmenin bile depresyonu önlemede ve tedavinin başarısının artmasında etkisinin olabileceğini göstermektedir. Nasıl mı?

  • Yeterli ve dengeli beslenin.

Beyin fonksiyonlarının devamlılığı için yeterli ve dengeli beslenme oldukça önemlidir. Diyetin kalorisinin düşük olması ve yeteriz besin öğesi içermesi depresyon için risk faktörü kabul edilebilir.

  • Süt ve süt ürünlerini diyetinize ekleyin.

Bu besinlerdeki kalsiyum ve B grubu vitaminlerinin depresyon üzerinde azaltıcı etkisi vardır.

  • Basit şekeri hayatınızdan çıkartın.

Yüksek oranlarda rafine karbonhidrat ve şeker tüketimi vücudun stres yanıtını daha da kötüleştirebilir.

  • Diyetinizi omega-3 açısından zenginleştirin.

Omega-3, mutluluk hormonu dediğimiz serotonin miktarını arttırmaktadır. Haftada en az 1-2 gün balık tüketmeye ve her gün kuruyemiş alımına özen gösterin. Doymuş yağ grubundansa bitkisel yağların alımını arttırın.

  • Mikrobiyotanıza iyi bakın.

Bağırsaklarımızda beraber yaşadığımız mikroorganizmalar mutluluğumuz esas kaynaklarındandır. Son araştırmalar, bağırsak mikrobiyotasının beyin gelişimi, davranışlar ve duygu durumunu etkileyen önemli bir unsur olduğunu göstermektedir. Probiyotik ve prebiyotik açıdan zengin beslenmeye özen gösterin. Sebze, meyve, kurubaklagil, yağlı tohumlar ile diyetinizi zenginleştirin.

  • Aşağıdaki vitamin-mineral gruplarına dikkat edin.

Kimi hormon sentezinde kimi enerji metabolizmasında etkinlik gösteren bu vitamin ve minerallerin yetersizlikleri, depresyon riskini arttırdığı gibi tedavinin de aksamasına neden olacaktır. Bu nedenle her besin öğesinin zengin kaynaklarını diyetinize ekleyin.

  1. Magnezyum: Sert kabuklu meyveler, kurubaklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar
  2. B12 vitamini: Et grubu, süt ve süt ürünleri, sakatatlar
  3. B6 vitamini: Balık, kırmızı et, sakatatlar, süt ve süt ürünleri, kurubaklagiller, kuru meyveler
  4. Selenyum: Deniz ürünler, yumurta, kırmızı et
  5. Çinko: Kırmızı et, kuruyemişler, tam tahıllar
  6. Demir: Kırmızı et, baklagiller, kuruyemişler, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru meyveler (kuru üzüm), pekmez
  7. D vitamini: En iyi kaynağı güneştir. Yağlı balıklar, yumurta, süt ve süt ürünleri
  8. C vitamini: Sebze ve meyveler (biber, portakal, çilek vb.)
  9. Folik asit: Sakatatlar, kurubaklagiller, yumurta, kuruyemişler, yeşil yapraklı sebzeler
  • Bitki çayları ile diyetinizi destekleyin.

Papatya, rezene, melisa gibi bitkiler, rahatlayıp gevşemenize yardımcı olurken seratonin düzeyinizin artmasını sağlarlar.

  • Egzersizi ihmal etmeyin.

Egzersiz, sinir hücrelerini iyileştirdiği ve yenilerinin oluşumu desteklediği için antidepresan özellik göstermektedir. Özellikle açık havada yapılan egzersizler, depresyondan korurken tedavi başarısını da arttırıcı etkiye sahiptir.

  • İdeal kilonuzu koruyun.

Obezite, depresyona neden olurken depresif ruh hali kişiyi besin tüketimine ittiği için daha hızlı bir kilo alım durumu gerçekleşebilir.

Whatsapp