Beslenme; büyüme, gelişme ve yaşamın sürdürülmesi için besinlerin kullanılması anlamına gelmektedir. Temel olarak insan gereksinmesi olan besin öğeleri proteinler, yağlar, karbonhidratlar, vitaminler, mineraller ve sudur. Bu gereksinme miktarları; yaş, cinsiyet, içinde bulunulan fizyolojik duruma göre farklılık gösterir.

Yeterli beslenerek vücudun yaşamını ve çalışmasını sürdürmesi için gerekli olan enerjiyi vücuda almış olursunuz. Dengeli beslenerek ise enerjinin yanısıra bu besin öğelerinin hepsini gereksinmesiniz doğrultusunda karşılayabiliyorsunuz.

Beslenme düzeniniz size göre yeterli ve dengeli değilse birtakım sağlık sorunları ile karşılaşabiliyorsunuz. Bu nedenle vücudu optimal seviyede tutabilmek için yeterli ve dengeli beslenme esas amacınız olmalıdır.

Peki, ideal kilo nedir?

Kilomuzun boyumuza ve yaşımıza göre ne durumda olması gerektiğini gösteren değere “Beden Kütle İndeksi (BKI)” diyoruz. Bu hesap kilomuzun boyumuzun karesine bölünmesiyle (kg/m2) hesaplanmaktadır. Buna göre;

  • 25-29.9 hafif şimman
  • 30< obezite

durumunu göstermektedir.

Peki tek başına ne kadar anlamlı bir ölçüdür?

Aslında hastalıkların temelinde yatan ve bize kendimizi rahatsız hissettiren esas şey kilomuz değildir. Kilomuzun büyük çoğunluğunun yağdan geliyor olmasıdır. Diyet süreciniz boyunca da en büyük hedefiniz yağ kaybediyor olmalıdır ki sağlıklı bir şekilde zayıflamış olabilin.

Fazla kilo bize ne yapar?

  • Eklemlerdeki baskı artacağı için ağrı,
  • Kas hareketlerinin veriminin azalması,
  • Organların işlevsel bozukluğu,
  • Kronik hastalık riskinde artış,
  • Özgüvende azalma,

gibi olumsuz sonuçlar meydana gelebilir.

Hemen hemen herkes diyet sürecinin çok zorlu olduğundan bahseder. Kimisi istediği sürede kilo veremezken kimisi de hedef kilosuna ulaşmakta sıkıntı yaşar.

Peki bunun sebebi ne olabilir? Neredeyse kusursuz ilerlediğinizi düşünmenize rağmen tartı sizle aynı fikirde değilse gelin neyi yanlış yapıyoruz hep birlikte bakalım.

  1. Şok diyetler

Şok diyetler,  kısa sürede çok yüksek kilolar vermenizi sağlıyor olabilir. Ancak, aman dikkat! Bu süreçte ciddi sıvı ve kas kayıplarına neden oluyor olabilirsiniz. Bu diyet örüntüleri bırakıldığı anda size çok daha hızlı, yüksek ve yağ olarak geri dönecektir. Sağlıklı kilo verip vermediğinizi anlamanız ise çok kolay. Eğer ilk olarak yüzünüzde, göz altlarınızda bir çökme meydana geliyorsa sıvı ve kas kaybediyorsunuz demektir. Sağlıklı kilo verimi bedenden başlar. Ilk olarak bedensel küçülmeyi gözlemliyor olmanız gerekir.

  1. Kahvaltısız diyetler

Güne metabolizmayı uyararak doğru bir kahvaltıyla başlamak önemli. Günün geri kalanında daha enerjik ve daha az tatlı ihtiyacı için bu öğün şart. Araştırmalar güne kahvaltı ile başlamayan kişilerin çok daha yüksek kalori aldıklarını ve yağ ağırlıklı beslendiklerini göstermektedir.

  1. Ara öğünsüz diyetler

Optimal kan şekeri seviyesini koruyabilmek için ara öğünler mutlaka diyette bulunmalıdır. Bu sayede ana öğünlerde fazla tüketim riskini azaltırken gün boyu da metabolizmanızı aktif tutabilirsiniz. Ara öğün yapılmadığında meydana gelen uzun açlık durumları vücudun depolama eğiliminde olmasına neden olmaktadır.

  1. Düşük yağlı/kalorili ürünleri çok tüketmek

Bu gruplar ne yazık ki kalorileri sıfırlanmış gruplar değillerdir. Sadece normal besinlere göre kalorisi “azaltılmıştır”. Porsiyona dikkat etmemek yüksek kalori almanıza neden olur. Bunun dışında tadı ve raf ömrünü iyileştirebilmeek adına daha yüksek katkı maddedi ve tatlandırıcı içermektedirler.

  1. Az su tüketimi

Su vücudun yakıtıdır. Metabolizmanın uyarılması ve yağ yakımının hızlanmasında önemi büyüktür. Yetersiz su tüketimi sindirim enzimlerinin ve bağırsakların çalışmasını yavaşlatır. Bu durum da tartıya kilo olarak yansımaktadır.

  1. Süt grubu olmayan diyetler

Araştırmalar diyette gereksinmenin altında alınan kalsiyumun yağın yapımını arttırdığını göstermektdir. Yağ yakımı sağlamak istiyorsanız diyetinize süt ve süt ürünlerini eklemeyi ihmal etmeyin.

  1. Her gün tartılmak

Bir gün öncesinde kaçırdığınız ufak bir tatlı, küçük bir tuzlu bisküvi, duygu durumundaki değişim, tartının kalibrasyonu, fiziksel aktivitenin azalması hatta belki artması, regl öncesi, sınav stresi gibi durumlar tartıdaki sonucu değiştirebilmektedir. Bu da vücudunuzu ekstra strese sokarak “kortizol” salgılanmasına neden olmaktadır. Kortizol hormonu, yağ yakımınızı engellerken vücudun ödem tutmasına neden olur. Tartıdaki olumsuz sonuç mtivasyonunuzu kaybetmenize neden olabilir.

  1. Gerçekçi olmayan hedefler

Kısa sürede yüksek yağ yakımı beklentisi kişiyi sonrasında mutsuz ederek motivasyonunu düşürür. Bilinçli hedefler diyete uyumu ve inancı arttıracaktır.

  1. İçecek dikkatsizliği

Mideyi doldurması için içilen bilinçsiz tüketimler boş kalori alımını arttırır.

Kısaca, işin uzmanına danışarak yolunuzu çizmeye çalışın. Size en uygun beslenme düzenini oluşturacağından şüpheniz olmasın.

Whatsapp