Dünya Menopoz Günü

Dünya Sağlık Örgütü tüm dünyadaki kadınların menopoz ve menopoz ile ilgili sağlık sorunları açısından bilinçlendirilmesi amacıyla 18 Ekim’i Dünya Menopoz Günü olarak kabul etmiştir.

Menopoz, kadınlarda adet görmenin bitişi olarak kabul edilir. Yani kadınlarda yumurta üretiminin bittiği dönemdir. Ülkemizde menopoza girme yaşı yaklaşık 47-49 yaş, dünyada ise 50-52 yaş civarındadır. Menopoza giriş birdenbire ve aniden olmamakta yıllarca devam eden bir sürecin sonunda ortaya çıkmaktadır.

Peki bu dönemde veya öncesinde beslenmenin önemi nedir?

Menopoz döneminde beslenme, üzerinde durulmayan ama oldukça önemli bir konudur. Yavaşlayan metabolizma, sistemde meydana gelen hormonal değişimler kadın bedeninde birçok değişikliğe yol açmaktadır. Özellikle 40’lı yaşların başından itibaren kadınların bel bölgesinde yağlanma başlar ama kimse bunu premenopozla (menopoz öncesi dönem) bağdaştırmaz. Oysa beden bir anda menopoza girmiyor, seneler içinde değişimler yaşanıyor. Birçok bilimsel çalışmada menopoz öncesinde ve sırasında doğru ve sağlıklı beslenmenin önemi saptanmıştır.

Beslenmemiz ve vücudun kilosu menopoz ile yakından ilişkilidir. Rafine edilmemiş tahıllar (tam tahıl, çavdar, yulaf…) ve baklagiller (nohut, fasulye, mercimek) tüketen kadınların menopoz döneminde obez olma oranları daha düşük; rafine edilmiş tahılların (beyaz ekmek, makarna, şehriye, beyaz pirinç…), kırmızı et ve patates tüketimi artıkça obezite riski artıyor.

Mesela rafine makarna ve pirinç tüketim sıklığının yüksek oluşu erken menopoz için bir faktör olarak gösterilebilmektedir; bu durum menopoza girişi 1.5 yıl öne çektiğini gösteren çalışmalar vardır.

Sağlıksız beslenme, bel çevresi yağlanmanın artması ve yüksek kilo erken menopoza girmeyi tetikler. O nedenle bel çevresi ölçümü çok önemlidir. Kadınlarda 80 cm üzeri risk, 88 cm ve üzeri ise yüksek risk olarak kabul edilmektedir. Ve bel çevresinin bu sınırları aşması menopoza erken girme riskini etkiliyor.

Menopoz döneminde kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlardan birisi de osteoporozdur (kemik erimesi). Hatta 20 Ekim de Dünya Osteoporoz günüdür. Kadınlarda menopoz döneminde, östrojen seviyelerinin düşmesine bağlı olarak, kemik kaybı en hızlı dönemine ulaşır. Osteoporoz Dünya’da 200 milyon kadını etkilemektedir.

Bu noktada sağlıklı ve doğru beslenme bir kez daha önem kazanmaktadır. Sadece kilo için değil kemik sağlığımız için de bu dönemde ve hatta menopoza girmeden önceki yıllarda doğru beslenme ve spor oldukça önemlidir. Bu sebeple vitamin, mineraller bir kez daha önem kazanmaktadır. D vitamini, kalsiyum, magnezyum ve çinko kemik sağlığı için başı çeken vitamin ve minerallerdir.

D vitamini kalsiyumun emiliminde önemli rol oynayan bir vitamindir. Kadınlarda bu dönemde meydana gelen osteoporoz gelişimini önlemek için olmazsa olmaz bir vitamindir. D vitaminin en büyük kaynağı GÜNEŞ’tir. Kalsiyum ise sadece sütte yoktur; süt ürünleri (peynir, yoğurt), koyu yeşil yapraklı sebzeler(örneğin karalahana), brokoli, badem, bazı balıklar (sardalya…) yüksek kalsiyum kaynaklarıdır.

Bu dönemde egzersiz hem kilo alımı açısından, hem kemik sağlığı açısından, hem de bu dönemde artan kalp hastalıkları için oldukça önemlidir.

Özetleyecek olursak;

  1. Lifli beslenme çok önemlidir, bu sebeple yeme alışkanlıklarının içerisine taze sebze ve meyvelerin eklenmeli
  2. Makarna, pilav, patates, beyaz ekmek tüketimi limitlendirilmeli; rafine edilmemiş karbonhidratlar (tam tahıl, çavdar, yulaf…) ve kuru baklagiller (nohut, fasülye, mercimek) tercih edilmeli
  3. Yüksek miktarda kırmızı et tüketilmemesine özen gösterilmeli
  4. Sezonunda yağlı balık tüketilebilir, fakat çiftlik balıklarına dikkat edilmeli!
  5. İşlenmiş paketli gıdalardan (cipsler, bisküvileri, krakerler…) uzak durulmalı
  6. Kemik sağlığımız açısında, kalsiyum kaynakları olan süt ürünleri(peynir, yoğurt), koyu yeşil yapraklı sebzeler(örneğin kara lahana), brokoli, badem, bazı balıklar (sardalya…) tüketimine özen gösterilmeli
  7. En önemlisi de, açlık-tokluk sinyallerinizi dinleyerek; farkındalığınızı kaybetmeden yemek yemeyi unutmayın
  8. Alkol tüketimi sınırlandırılmalı

Kurban Bayramının Bayram Şekeri: İNCİR

Kurban Bayramı’na sayılı günler kalırken bayram telaşı da kendini yavaş yavaş hissettirmeye başladı. Bayram için bir yandan kurbanlık alımını gerçekleştiren insanlar, bir yandan da hem kılık kıyafet hem de bayramın olmazsa olmazı şeker alışverişini yapıyor.

Bu yıl incir hasadının bayrama denk geldiği Aydın’da da bayram ziyaretlerinde ağızlar incir ile tatlanacak. Lezzeti ve doğallığıyla sağlık dostu olan ve damak çatlatan incir Kurban Bayramı’na adeta renk katacak.

Bu bayram tam incir zamanına denk gelmişken bayram şekeri olarak incir tüketmeye ne dersiniz?

İncir tatlı tadı ile şeker yerine geçebilecek güzel bir meyvedir. Tatlı ve şeker ihtiyacını çok güzel karşılayabilir. Böylece bayramda şeker yerine incir kullanılabilir.Tabi inciri tüketirken porsiyon kontrolüne dikkat etmek gereklidir. İncirin 1 orta boyu 1 porsiyon meyve yerine geçmektedir ve karbonhidrat oranı yüksektir. Bu nedenle şeker hastalarının ve kilo verme sürecinde olan kişilerin inciri tüketirken dikkatli olması gerekir.

İnciri yanında ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişler ile birlikte tüketmek gerekir. Bu şekilde tüketmek kan şekerinin hızlı yükselmesini önleyecektir. Hazır mevsimi gelmişken bu bayramda taze incirler bayram tatlısı, şekeri yerine geçebilir.

İncir diyet lifi, mineral, vitamin, pigment ve antioksidan içeriğiyle sağlık için pek çok yarar sağlamaktadır. İncir kan basıncının dengelenmesini sağlayan potasyum mineralinden zengindir.

Çok iyi bir diyet lifi kaynağıdır. 1 orta boy incir yaklaşık 1 gram diyet lifi içerir ve buda günlük ihtiyacımızın yüzde 6’sını karşılayabilir. İçerdiği lifler aynı zamanda kabızlığa da iyi gelmektedir.

Taze incir, özellikle koyu renkli olanları karoten, lutein, tannin gibi bir çok antioksidan bileşen ve A, E, K gibi bir çok vitamin içerir. Zengin antioksidan, vitamin, mineral içeriği sayesinde vücudu zararlı bileşenlerden korur ve güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmamızı sağlar.

C vitamini ve Magnezyum minerali ile donatılmış olan incir saç ve saç köklerini beslerken, doğal bir görünüm kazandırır.

VEJETERYAN BESLENME NEDİR?

Vejeteryan, bitkisel kaynaklı besinlerin ağırlıklı olarak tüketilmesini içeren bir beslenme tarzıdır.  Vejeteryan beslenmesinin birkaç çeşidi bulunmaktadır.

  • Lakto-ovo Vejeteryanlar:

Hiçbir hayvan etini yemezler, ancak yumurta ve süt ürünleri tüketirler.

  • Lakto Vejeteryanlar:

Hayvan etini yemedikleri gibi, yumurta da yemezler, süt ve süt ürünleri tüketirler.

  • Ovovejeteryanlar:

Süt tüketmeyip, yumurta yiyen vejetaryen tipi.

  • Pesketeryanlar:

Hayvan eti olarak sadece balık yerler.

  • Semi Vejeteryan:

Kırmızı et değil de, beyaz et tüketirler.

  • Veganlar:

Katı vejetaryen olarak da nitelenen bu grup, hayvanlardan elde edilen tüm gıda ve ürünleri kullanmayı reddederler. Buna süt, yumurta, bal ve jelatin gibi gıdalar da girer. Veganlar genellikle deri, yün, ipek gibi hayvansal ürünleri de tüketmezler.

BTL Exilis Elite ile yaza girmeden selülitten kurtulmak mümkün müdür?

BTL Exilis Elite ile cilt yüzeyi soğutulurken cilt altına inen radyo frekans ve ultrason enerjisi belirli derecelerde yağ azaltılmasını sağlar. Cilt yüzeyi belirli bir dereceye kadar ısınır ve kollajen aktivasyonu sağlanır. Böylece incelirken sıkılaşabilir ve yaza daha hızlı hazırlanabilirsiniz.

Vücutta saten etkisinin diğer işlemlerden farkı nedir?

Uygulama cilt yüzeyi belirli bir dereceyi geçmeyecek şekilde ayarlanır.Başlık üzerindeki bulunan soğutucu sayesinde.Soğutucu ne işe yarar? Cildinizi fazla ısınıp yanmalardan korur konforlu bir işlem sağlar.Neden mi?
Yağları yok edebilmeniz için belirli bir dereceyi geçmemeniz gerekir ancak cildin yüzeyini gereğinden fazla ısıtırsanız yanık olur.Bu yüzden patentli başlığı sayesinde BTL Exilis Elite cildinizi korurken cilt altındaki yağa etki eder. Bu konuda güvenilir ve deneyimli yerlerden hizmet almanız da önemlidir.

Whatsapp