ÇAĞIN HASTALIĞI: MİGREN

Çağın hastalığı migren, kadın-erkek herkesi etkisi altına aldı.Özellikle mevsim geçişlerinde çekilmez olan migren nöbetleri gelmeden önce bazı önlemler almak, bu sancılı dönemi hafif atlatmanızı sağlayabilir. Migren beyinde kan damarlarının daralması ve gevşemesi ile oluşan ve ataklar halinde gelişen nörolojik bir hastalıktır.Migren ataklarınızla başedebilmeniz veya atakları önleyebilmeniz için kendinizi tanımanız son derece önemlidir.

Atakları tetikleyen birden fazla faktör vardır, bunlardan bazıları;

-Diyet faktörleri,

-Stres,

-Hormonal değişiklikler,

-Düzensiz uyku düzeni,

-İklim değişiklikleri,

-kişisel alışkanlıklardır.

Özellikle diyetsel faktörlerde migren ataklarına neden olabilmektedir. Migreni tetikleyen önemli besin öğeleri;

-Mayalanmış gıdalar ( süt ürünleri, şarap, bira ve salamura gibi ) , peynir ve çikolata gibi tirozin içeren besinler.

-Turunçgiller, çikolata, kakao, kırmızı şarap. Muz, domates, ıspanak, çilek, ananas, kırmızı et, eski peynir, balık ve kabuklu deniz ürünleri, çikolata ve bira.

-İşlenmiş et ürünleri,salam, sucuk, sosis, vb Tütsülenmiş besinler

-Kafein içeren besinler, kahve , çay ve asitli içecekler

-Monosodyumglutamat içeren besinler. Örneğin hazır çorbalar, dondurulmuş besinler, soya sosu vb.

-Konserveler

-Deniz ürünleri  ( kalamar, karides, midye )

-Ekşi krema

Yapılan çalışmalarda özellikle mayalı ürünlerin migren ataklarını arttırdığı görülmüştür. Mayalı ekmek, peynir çeşitleri, şarap, bira, yoğurt tarzı besinler migren ataklarını arttırabilir.

 Ancak migren ataklarını azaltan besinlerde vardır. Bu besinlere değinecek olursak;

-Sebze çorbaları

-Sebze püreleri

-Kereviz

-Haşlanmış yumurta

-Papatya ve Melisa çayı gibi rahatlatıcı çaylar

-Kivi, elma

Migren ataklarından korunmak ve yaşam kalitenizi artırmak hayat tarzınızda yapacağınız küçük değişiklikler ile mümkün. Bu konu hakkında ki küçük ipuçları:

⁃              Günde 7-8 saat uyuyunuz

⁃              Günde en az 2-2.5lt su için

⁃              Hareketli yaşama bir adım atın

⁃              Yoğun ışık ve gürültüden uzak durun

⁃              Kan şekerinin düşmesi baş ağrısını tetikler. Asla ama asla öğün atlamayın.

⁃              Kafein sizler için kritik bir öneme sahip. Aşırıya kaçılması durumunda baş ağırlarınız artar. Ancak kısıtlı tüketim ile rahatlatıcı ekti gösterir.

⁃              Ağrı olacağını anlamaya başladığınız zaman rahatlatıcı  olanıhlamur, Melisa, papatya, ısırgan otu çaylarını tüketebilirsiniz.

 

EGZERSİZ ve BESLENME

Günümüzde önde gelen ölüm nedenleri kronik hastalık kaynaklıdır. Bunlar kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, kanser ve hipertansiyon. Kişinin genetik yapısı bu hastalıklar yatkınlığı gösterse de; hatalı beslenme, sedanter yaşam, sigara ve alkol kullanımı gibi olumsuz yaşam tarzı kişinin elinde olan hastalık etmenleri olarak sayılabilir. Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme programı ile kronik hastalıklara yakalanma riskini azalttığı gibi kişinin de psikolojisine olumlu etkileri vardır. Depresyon,  anksiyete ve uyku düzeninde iyileşme, vücutta doğal sakinleştiri olarak bilinen ‘’endorfin’’ salgılanmasını artırır.

Egzersizde nasıl beslenilmeli?

Egzersiz ile beraber kişinin enerji ihtiyacı artmaktadır. Enerjinin %50-65 in karbonhidratlardan sağlanmalı. Egzersiz sırasında enerji ihtiyacı için glikojen depolarının dolu olması gerekir. Dayanıklılık sporlarında özellikle kas glikojen deposunu artması istenir. Yağlar düşük şiddette uzun süren aerobik aktivitelerde temel enerji kaynağı olarak kullanılır.Düzenli egzersiz sıvı gereksinimini artırır. Su vücutta düzenleyici olarak görev yapar. Düzenli egzersiz yapan kişiler egzersiz öncesi, sırası ve sonrası, optimal performans için yeterli su tüketmelidir. egzersiz yaparken susama duygusu beklenmemeli düzenli aralıklarla su içilmelidir. 1 saatten uzun süren aktivitelerde karbonhidrat tüketimi performans açısından oldukça önemlidir. Spocu içeceklerinde bulunan glikoz, gereksinimi karışılamaya yeterlidir. Bu içecekler su, glikoz ve mineral içeriklidir, egzersiz sırasında yaşanan kayıpları tamamlamaya yardımcı olur.

Ne kadar protein tüketimine gereksinim vardır?

Proteinlere kas onarımı ve korunması için geresinim vardır. Kas gelişimi sadece diyetle daha fazla protein tüketmek değil, kuvvet egzersizleri ile uyarılır. Dayanıklılık sporu yapan sporcuların gereksinimi günlük 1.2 -1.4 gr/kg’dır. Kuvvet sporcularının gereksinimi ise yeni kas proteinlerinin oluşumu için günde 1.2-1.7 gr/kg’dır. Eğer bir diyet yeterli enerji sağlıyorsa, önerilen düzeyde protein diyetle kolaylıkla karşılanabilir. Yüksek proteinli diyetler kilo vermek için yararlıdır. Yüksek proteinli diyetlerin yararı ile ilgili kanıta dayalı veriler yoktur. Özellikle diyette karbonhidratın ya da yağın çok fazla sınırlanması çok zor tolere edilir. Düşük karbonhidrat alımı, performansı olumsuz yönde etkiler.

Peki siz sporculara neler önerirsiniz?

  • Her ana öğünde 20-25 gr protein tüketilmeli.
  • Uzun süreli egzersizlerden önce ve sırasında karbonhidrat ve protein birlikte tüketilmeli.
  • Egzersizden hemen sonra 20-25 gr yüksek kalite protein tüketilmeli.
  • Uykudan önce protein tüketilmeli

 

Egzersiz sonrası hangi içecekler, ne kadar içilmelidir?

Sporcu terleme sonucu kaybedilen sodyumun yanı sıra, sıvı ve enerji depolarının da hızlı yenilenmesine yardımcı olmak amacıyla, karbonhidrat ve sodyum içeren içecekleri tüketerek egzersiz sonrası rehidrasyonu sağlamayı önemsemelidir. Su, çay, bitki çayları, süt, ayran, sodalı ayran, kefir, boza, maden suları, taze sebze-meyve suları, malt içeceği, şalgam suyu…. Egzersiz sonrası sıvı desteği için iyi seçimlerdir.

Ergojenik desteklerden bahsedersek….

Egzersiz ve spor performansını artırmak amacıyla çeşitli ergojenik destekler kullanılmaktadır. Ergojenik destekler fiziksel görünümü etkilemek, yaralanmaları önlemek, hastalıkları tedavi etmek ve stresi azalmak için kullanılır. Kısaca, kişinin çalışma performansını artıran her uygulama ergojenik destektir.

Protein suplemanları kas gelişimini uyarır mı?

Piyasada yüzlerce çeşit protein tozu ve protein barı bulunur. Bu ürünler, genellikle kas büyüklüğünü ve gücünü artırıp, toparlanma süresini kısaltacağını iddia eder. Kas büyümesi için diyetle fazla protein tüketimine yönelim vardır. Bir sporcunun protein gereksinimi karşılamak için pahalı suplemanlardan sağlanan protein, dengeli bir diyette bulunan proteinden daha üstün değildir. Kuvvet ve dayanıklılık sporcuları, spor yapmayanlardan daha fazla proteine gereksinim duyar ve artan gereksinimlerini diyetleri ile rahatlıkla karşılayabilirler. Sporcular, daha fazla enerji aldıkları için diyetleri ile yeterli protein de alır. Protein suplemanlarının kullanımı zararlı değildir, ancak bu ürünleri kullanmak pahalı ve protein alımını arttırmak için gereksiz bir seçimdir. Önerilenin üzerinde protein tüketimi, bağışıklık sistemini daha güçlü kılmaz, saçları daha parlak yapmaz ve kas büyümesini uyarmaz.  Aslında yüksek miktarda protein alımı, dehidrasyona neden olabilir, vücutta yağa çevrilerek sporcunun performansını olumsuz yönde etkileyebilir. Çünkü kasların temel enerji kaynağı karbonhidratlardır.

Dünya Gıda Günü

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kuruluş tarihi olan 16 Ekim, her yıl Dünya Gıda Günü olarak kutlanıyor.

Her yıl farklı bir tema ile kutlanan Dünya Gıda gününün 2019 yılı teması #SıfırAçlık olan bir Dünya için Sağlıklı Beslenme olarak belirlenmiştir.

Dünya Gıda Günü 2019 teması: Sağlıklı Beslenme

Yakın dönemde; küreselleşme, kente göç ve gelir artışının bir sonucu olarak beslenme biçimimiz ciddi şekilde değişti. Mevsimsel ve bitkisel ürünlere dayalı, lifçe zengin yiyecekleri terk ederek rafine nişasta, şeker, yağ, tuz, işlenmiş gıda, et ve diğer hayvansal ürünlere yöneldik.

Artık evde yemek yapmaya daha az zaman harcıyoruz. Özellikle şehirlerde, tüketiciler beslenme ihtiyaçlarını süpermarketler, fast food restoranları ve paket servisten karşılıyor. Bu da sağlıksız besinlerin daha çok tüketilmesine yol açıyor.

Sadece sağlıksız beslenme değil bunun yanında hareketsiz yaşam tarzı da obezite oranlarının hızlı bir şekilde artmasına yol açtı. Kısa mesafelere bile arabayla gitme, asansör kullanımının artması ve yürüyüş yapmamak hareketsiz yaşama neden olan etmenlerdendir. Üstelik bu yalnızca gelişmiş ülkeleri değil, açlık ve obezitenin aynı anda görüldüğü düşük gelirli ülkeleri de etkiliyor.

Sağlıksız beslenme, bulaşıcı olmayan hastalıklara (kalp damar hastalıkları, diyabet ve belirli kanser türleri) bağlı ölümlerde en büyük risk faktörü olarak kabul ediliyor.

Dünya genelinde her 5 ölümden 1’inden sorumlu olan sağlıksız yeme alışkanlıkları, yılda 2 trilyon dolarlık maliyetiyle ülkelerin sağlık bütçelerinde de önemli bir yer tutuyor.

Bu durum hem sağlık hem sosyal hem de ekonomik yönden Dünya’yı etkileyecek düzeye gelmiştir. Bu nedenle sağlıksız beslenmeye dur denmeli ve bunun için daha da çok çalışmalıyız.

İnsanların bilinçlenmesini sağlamalı beslenme bilgilerine her anlamda doğru bir şekilde ulaşmalarını sağlamalıyız.

Yeni Nesil Beslenme

Çağımızın en büyük problemlerinden biri olan fazla kilo ile mücadele için hepimiz farklı yollara başvurabiliyoruz. Medyanın da etkisiyle adını çok sık duyduğumuz, kısa sürede sonuca ulaşmayı vaat eden popüler diyetler, genellikle bireylerde Yo-Yo dediğimiz etkiyi yaratarak verilen kiloların hızlı ve fazlası ile geri almasına neden oluyor. Bu durumda kişilerin sağlıklı bir şekilde kilo vermeleri zorlaşıyor. Mucize gibi görünen popüler diyetler sizi; tek yönlü, düzensiz ve sağlıksız beslenmeye yönlendirmektedir. Ayrıca bu tür hızlı kilo verimi sağlayan diyetler beraberinde de birçok sağlık sorununu getirebiliyor. […]

Whatsapp