Migren, çoğunlukla ataklar halinde gelişip şiddetli baş ağrısına neden olan nörolojik bir hastalıktır. Ataklar 4 saatten 72 saate kadar değişen uzunluklarda olabilir. Migreni tetikleyen başlıca faktörler; diyet faktörleri, stres, hormonal değişiklikler, uyku düzeni, iklimsel değişiklikler ve kişisel bazı alışkanlıklardır. Migren ağrılarını arttıran besinlere gelince;

1)Alkollü içecekler :

Bir çoğunuz alkol tükettikten sonra baş ağrısı problemi yaşamışsınızdır. Bunun sebebi alkolün beyne giden kan miktarını arttırması ve dehidrasyona sebep olmasıdır. Özellikle kırmızı şarap içerisinde koruyucu madde olarak sülfit bulundurduğu için diğer akol çeşitlerine göre migren ağrılarını daha da çok tetikleyebilmektedir.

2)Peynir:

Kahvaltılarımızın vazgeçilmezi peynir… Malesef peynir de migren ağrılarını arttıran besinler arasında. Peynir bekledikçe içerisindeki tiramin miktarı artar. Tiramin baş ağrısını tetikleyen bir aminoasittir. Bu yüzden olgunlaşmış peynirler (eski kaşar gibi) baş ağrısı olasılığını arttırdığı kabul görmektedir. Fransa’da çok kullanılan mavi peynir, cheddar, gouda ve parmesan peynirlerini migren sorunu olanların sıklıkla tüketmemesi gereken besinler arasındadır.

3)Soya ve MSG:

Monosodyumglutamat (MSG); soya sosu ve daha bir çok gıdada yer alır. MSG genelde lezzet arttırıcı olarak kullanılır. Yapılan aştırmalarda MSG migrenli kişilerin yüzde 10-15inde korkunç başağrılarına yol açtığı görülmüştür. Ek olarak, soya sosu MSG içeriği haricinde de tuz içeriğinin yüksek olmasından dolayı dehidrasyona neden olur, bu da baş ağrısının tetikleyicisidir.

4)İşlenmiş Etler:

İşlenmiş etlerin baş ağrısına neden olduğunu gösteren pek çok araştırma vardır.Migren ağrıları dışında sağlık açısından da çok önermediğimiz sosis, salam, sucuk gibi işlenmiş et ürünlerinde koruyucu olarak eklenen nitrit ve nitratlar kan damarlarını genişletip , migren ataklarını tetikleyebileceği tespit edilmiştir.

5) Yağlı ve Baharatlı Yiyecekler:

Yapılan araştırmalar yağlı ve baharatlı yiyecekler tüketmenin migren ağrılarını tetikleyebileceğini göstermektedir. Kandaki yüksek yağ seviyeleri prostaglandin üretimine yol açmakatadır. Prostaglandinler kan damarlarının genişlemesine yol açarak migrene ve baş ağrılarının artmasına yol açabilir.

6) Turunçgiller :

Asitli meyveler arasında bulunan portakal, greyfurt, limon ve mandalina migreni tetikleyen besinler arasında gösteriliyor. Migren şikayetlerini azaltmak için bu meyveleri fazla tüketmemelisiniz

7) Muz:

Tiramin; kan damarlarını genişletip kan akışını hızlandıran ve yiyeceklerin içerisinde doğal olarak bulunan biyolojik bir amindir. Özellikle tiramine hassas olan bünyelerde muz migren ağrılarını tetikleyebilir. Muzun kabuğa yakın kısmındaki uzun lifler, muzun kendisinden 10 kat daha fazla tiramin içerir. Bu sebeple migren hastaları muz yerken kabuktan yapışan lifli kısımları ayırarak yemelidirler

8) Dondurma:

Şaşırtıcı ama hızlı yenildiğinde dondurma da baş ağrısına yol açar. Bunun sebebi dondurmanın kendisi değil, ani soğuğa vücudun verdiği bir tepkidir. Özellikle egzersiz sonrası ya da vücut ısısı yükseldiği zaman tüketilen dondurmadan sonra baş ağrısı yaşamanız muhtemeldir.

9) Kahve:

Gelelim kahveye… Başağrısını mı tetikler yoksa ağrıyı mı azaltır? Aslında az miktarda kafeinin migren semptomlarından sizi kurtarabileceği bilinmektedir. Hatta kafein migren tedavisine ek olarak da kullanılabilir. Ancak kafein miktarı gerekenden fazla tüketildiği zaman bir süre sonra sizi rahatsız edecek başağrılarının sebebi olacaktır. Bu yüzden günlük 2-3 fincan kahveyi geçmememek şartıyla kafein başağrılarını azaltmakta işe yarayabililir.

Ancak migren ağrılarınızı tetikleyen gıdalar kişiden kişiye değişebilmektedir. Bu yüzden en doğru yöntem migren günlüğü tutularak tüketilen besinlerin kaydedilip eleminasyon yöntemiyle baş ağrılarını arttıran besinlerin diyetten çıkarılmasıdır.

Rabia Yoran
Takip edin

Rabia Yoran

Beslenme ve Diyet Uzmanı - Dorest Güzellik ve Obezite Merkezi
2017 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun olmuştur.
Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, genel ve estetik cerrahi, poliklinik, dahiliye bölümlerinde ve Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; özel bir catering firması ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarı ile tamamladı.
Lisans eğitimi sırasında "İntestinal Mikrobiyota Ve Sağlık İlişkisi" üzerine bir seminer hazırladı. Bitirme tezi olarak da "Tabak Renginin Besin Alımı Üzerine Etkisi" adlı konuyu inceledi. Kaliteli bir yaşamın ilk adımının dengeli ve doğru beslenmek olduğunu savunan ve beslenme programlarını bu amaçla yazan Rabia Yoran 2018 yılının ağustos ayında Dorest ailesine katıldı. Şuan Nazilli şubesinde danışan kabulüne devam etmektedir.
Rabia Yoran
Takip edin

Rabia Yoran Son Yazıları (Tümünü Gör)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp