Sağlığın bağırsaklarda gizli olduğundan daha önceki yazımızda bahsetmiştik. Yapılan son çalışmalar mutluluğun sırrının da bağırsaklarda olduğunu göstermekte.

100 milyon sinir hücresine sahip bağırsaklar vücudumuzun ikinci beyni olarak adlandırılıyor. Bağırsak mikrobiyotası beyin ve bağırsak arasında karşılıklı ilişki oluşturarak insan sağlığını etkiliyor. Obezite, diyabet gibi metabolik hastalıklar ve şizofreni, depresyon, otizm gibi psikiyatrik rahatsızlıklar ile bağırsak mikrobiyotası arasında pek çok bağlantı var. Yani ne kadar sağlıklı bir mikrobiyota, o kadar sağlıklı bir vücut demek aslında.

Mutluluk hormonu olarak adlandırılan serotoninin de %90-95’i bağırsaklarda, %5’lik kısmı beyinde üretiliyor. Aslında bu bilgi bile mutluluğun sırrının bağırsaklarda olduğunu gösteriyor. Bağırsaklara iyi bakarak oradaki yararlı bakteri üretimini arttırabilir, böylece serotonin üretimini de arttırabilir ve mutlu olabiliriz.

Bağırsaklarınızdaki bakteriler sizi depresyona gönderebilir.

İnsan sağlığı ve bağırsak mikrobiyomu arasındaki ilişkiyi araştıran Şubat ayında yayınlanan son çalışmada da bağırsak bakterilerinin depresyonu etkilediği görülmüştür. 2100 yetişkin arasında yapılan çalışmada depresyonu olan kişilerin bağırsaklarında belirli grup bakterilerde farklılık olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda bağırsaklarda ne kadar çeşitli bakteriler bulunursa o kadar iyi olacağı sonucuna varılmıştır.

Gördüğünüz gibi bağırsaklardaki bakteriler hem mutlu olmayı etkileyebilir hem de depresyona gönderebilir. Bunun hangisi olacağına tamamen bağırsaklardaki bakterilerimiz belirliyor. Bağırsaklardaki bakterileri etkileyen en büyük etmen ise beslenme şeklimiz.

Sağlıklı beslenerek bağırsaklarımıza iyi bakabilir, sağlıklı bakterileri arttırabiliriz. Bağırsaklardaki sağlıklı bakterileri arttırmanın en iyi yolu ise probiyotik içeren besinleri tüketmektir. Probiyotikler, bağırsaklardaki mikrobiyal dengeyi sağlarlar ve bu nedenle depresyonun tedavisinde ve önlenmesinde önemli bir yere sahiptir.

Ev turşusu ve ev sirkesi, kemik suyu, kefir, yoğurt, ayran gibi besinler probiyotik içeriği yüksek besinlerdir. Tabi bunun yanında saf şekerden uzak durmak, işlenmiş gıdalar yerine doğal besinleri tercih etmek de sağlıklı bakterileri korumak açısından çok önemlidir.

Diren Kaptan
Takip edin

Diren Kaptan

Beslenme ve Diyet Uzmanı - Dorest Güzellik ve Obezite Merkezi
Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden 2017 yılında şeref öğrencisi ünvanıyla mezun olmuştur. Eğitim hayatı süresince Ankara’daki çeşitli hastanelerde stajyer diyetisyen ünvanıyla görev yapmıştır. Okuduğu süreç boyunca İşaret Dili ve İlk Yardım Eğitimi, Beden Dili Eğitim Programı, Profesyonel İletişim Eğitim Programı, Zihin Haritaları Eğitim Programı, Diksiyon Hitabet Eğitim Programı Başarı Sertifasını almıştır.
Ekim 2017 yılından itibaren Dorest Güzellik ve Obezite Merkezi’nde diyetisyen ünvanı ile görev yapmaktadır. Katıldığı Gaps eğitimi programı ile Gaps Practitioner Sertifikasını almıştır.
Sağlıklı bir yaşam sürmenin sırrının dengeli ve düzenli beslenmeden geçtiğini bilmekte ve bu ilkeyle yaşamaktadır. Sağlık, beslenme ve diyet üzerine bilimsel yayın ve kitapları yakından takip etmekte ve bu bilgiler doğrultusunda kendini geliştirerek sizleri aydınlatmaktadır.
Diren Kaptan
Takip edin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp