İnsan vücudunun yaklaşık %4-5’ lik kısmı minerallerden oluşmaktadır. Yaşamın sağlıklı bir şekilde devam ettirilebilmesi için dengede ve yeterli seviyede bulunmaları gerekmektedir. Hücre çalışmasında hayati öneme sahip olan minerallerin başında kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, klor, magnezyum, manganez, kükürt, demir, bakır, iyot, çinko, flor, kobalt, krom, selenyum, molibden gelmektedir.

Hücre içi ve dışı sıvı oranı bu minerallerin dengesi sayesinde sağlanmaktadır. Eğer bu denge bozulur ve dışarıda bulunan minerallerin yoğunluğunda artış olursa hücrenin içinden dışına doğru bir sıvı akışı meydana gelir. Bozulan kılcal damar basıncı ve kılcal damar boyunca onkotik basınç; sıvının birikmesine, artan kapiller hidrostatik basıncına, artan plazma hacmine, azalan plazma onkotik basıncına (hipoalbüminemi), artan kapiller geçirgenliğine veya lenfatik tıkanmaya neden olur. Bunun sonucunda da ödem” denilen, vücudun belli bölgelerinde aşırı sıvı tutulum durumu meydana gelmektedir. Vücudun her bölgesinde meydana gelebildiği gibi çoğunlukla el, ayak ve kollarda gözlenir. Kalp yetmezliği, karaciğer sirozu, nefrotik sendrom başta olmak üzere birçok sebebe bağlı olabilir.

Ödemden sorumlu üç faktör vardır.

  1. Sıvının vasküler boşluktan intertisyuma geçişini sağlayan boşluklardaki değişimler
  2. Primer hormonal bozukluklar
  3. Diyetle veya intravenöz sıvılarla alınan sodyum ve suyun birikimi

Ödem Belirtileri

  1. Dokunun doğrudan cildinizin altında şişliği
  2. Artmış karın büyüklüğü
  3. Gergin ve parlak cilt
  4. Basılı tutulduktan sonra çukurlu kalan deri
  5. Bacaklarda şişme varsa yürümede zorlanma

Önlemi alınmayan ödem;

  • Ağrılı şişlik
  • Yürüyüşte zorlanma
  • Kaşıntılı gerilmiş cilt
  • Şişmiş bölgede artan enfeksiyon riski
  • Doku katmanları arasında yara
  • Azalan kan dolaşımı
  • Arterlerde, damarlarda, eklemlerde ve kaslarda esneklik azalması
  • Deri ülseri riskinde artış

gibi sonuçlar doğurabilmektedir.

Ödemden korunmanın yolları

  1. En az 2-2.5 litre su için.
  2. Haftada 100-150 dk yürüyüş yapın.
  3. İdeal kilonuza inin.
  4. Basit karbonhidrat yerine kompleks karbonhidrat dediğimiz tahıllar, sebzeler ve meyveleri tüketin.
  5. Uykunuzu düzene sokun.
  6. Tuz tüketimini sınırlandırın.
  7. Mümkün oldukça stresten uzak durun.
  8. Asitli ve şekerli içeceklerden uzak durun.
  9. Aşırı kafein tüketiminde bulunmayın.
  10. Günde 2 fincan bitki çayı tüketin.

 

Rabia Yoran
Takip edin

Rabia Yoran

Beslenme ve Diyet Uzmanı - Dorest Güzellik ve Obezite Merkezi
2017 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun olmuştur.
Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, genel ve estetik cerrahi, poliklinik, dahiliye bölümlerinde ve Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; özel bir catering firması ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarı ile tamamladı.
Lisans eğitimi sırasında "İntestinal Mikrobiyota Ve Sağlık İlişkisi" üzerine bir seminer hazırladı. Bitirme tezi olarak da "Tabak Renginin Besin Alımı Üzerine Etkisi" adlı konuyu inceledi. Kaliteli bir yaşamın ilk adımının dengeli ve doğru beslenmek olduğunu savunan ve beslenme programlarını bu amaçla yazan Rabia Yoran 2018 yılının ağustos ayında Dorest ailesine katıldı. Şuan Nazilli şubesinde danışan kabulüne devam etmektedir.
Rabia Yoran
Takip edin

Rabia Yoran Son Yazıları (Tümünü Gör)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp