Psyllium nedir?

Hindistan’ da yetişen bir bitki türü olan “Plantago ovatanın tohumlarından elde edilen çözünür bir liftir. Vücuttan ayrışmaya ve emilmeye uğramadan geçebilir. Böylece müshil etkisi göstermektedir.

Kabuk, granül, kapsül veya toz formları bulunur. Diyet takviyesi olarak alınabildiği gibi kahvaltılık gevrek ve unlu mamüllere de eklenebilir.

Psyllium kabuğu, kabızlığı azaltmak için lif takviyesi olan “metamucil” in ana bileşenidir. Çözünür özelliği sayesinde suyu emer ve ince bağırsaklarda sindirime dirençli bir bileşik halini alır. Sindirime karşı direnç özelliği sayesinde birçok faydası bulunmaktadır.

Psyllium’ un faydaları nelerdir?

1. Kabızlığı rahatlatır.

Kısmen sindirilmiş besinlere bağlanarak mideden ince bağırsağa ilerler. Sonrasında su emilimi ile dışkının boyutu ve nemini arttırır.

Bir araştırmada; dışkı üzerinde psylliumun etkisinin buğday kepeğinden çok daha fazla olduğu bulunmuştur. Başka bir çalışma ise iki hafta boyunca psyllium verilenkronik kabızlık hastası bireylerin bağırsak hareketlerinin ciddi oranda arttığını göstermektedir.

2. İshal tedavisini destekler.

Dışkının kalınlığını arttırması ve su emilimi sağlaması ile yapabilmektedir. Çalışmalar; psylliumun radyasyontedavisi gören kanser hastalarında ishal durumunu azalttığını göstermiştir. Ayrıca psyllium ile bağırsakları uyarılan kişilerde de ishal şiddetinin azaldığı gözlemlenmiştir.

Kısacası psyllium, kabızlığı önleyip ishali azaltabilmektedir. Bağırsak sorunu yaşayan kişilerin de bağırsak hareketlerini normale döndürür.

3. Kan şekeri seviyelerini düşürür.

İnsülin ve kan şekeri seviyelerinin düşürülmesi özellikle psyllium gibi suda çözünür lifler ile mümkündür. Çünkü psyllium, kan şekeri seviyesini düzenlemeye yardımcı olan besinlerin sindirimini yavaşlatır.

Diyabetli erkek bireyler ile yapılan çalışmada günde iki kez psyllium verildiğinde kan şekerleri %11 oranında düşmüştür. Ayrıca tip 2 diyabeti bulunan kişilerde düzenli psyllium alımı iki hafta içinde kan şekeri değerini %29 geriletmiştir.

Besinlerle alınan psylliumun kan şekerine etkisi daha yüksektir.

4. İştahı düzenleyerek kilo verimini destekler.

Yemekten hemen önce psyllium verilen kişilerde tokluk hislerinin 6 saate kadar uzadığı gözlemlenmiştir. Bu sayede tüm gün boyunca toplam yağ alımında da azalma meydana gelmiştir. Günde iki veya üç kez psyllium verilen bireylerin ağırlıklarında, beden kütle indekslerinde ve yağ oranlarında belirgin bir azalma yaşanmıştır.

5. Kolesterol seviyelerini düşürür.

Kolesterolü oluşturan safra ve yağ asidine bağlananpsyllium, vücuttan uzaklaştırılmalarını sağlar.

Diyetine psyllium eklenen kişilerin LDL (kötü kolesterol) seviyelerinde düşme olduğu gözlemlenmiştir. Düzenli kullanım ile kolesteroldeki iyileşme daha yüksek olmaktadır.

6. Kalp sağlığını destekler.

Psyllium gibi çözünür lifler; kan basıncını, kan trigliseritlerini ve kolesterolü azaltarak kalp sağlığının korunmasını sağlar.

7. Prebiyotik etki sağlamaktadır.

Prebiyotikler, bağırsak bakterilerinin beslenme ve büyümesini sağlayan sindirilemeyen bileşiklerdir. Psyllium, fermentasyona karşı dirençli olsa da çok ufak bir miktarı bakteriler tarafından fermente edilir ve açığa kıs zincirli yağ asitleri çıkar. Bu sayede sindirim yolunda gaz ve rahatsızlıklarda iyileşme sağlanır.

Yan etkileri

Çoğu kişi tarafında psyllium rahatlıkla tolereedilebilmektedir. Günlük alınan 5-10 gr dozun ciddi yan etkileri saptanmamıştır. Ancak liflere duyarlı ve ilaç kullanan kişilerin danışmadan kullanmamasında fayda bulunmaktadır.

Kullanım şekli ve dozu

Günde 5-10 gr doz yemeklerle beraber alınabilir. Çok alım çok daha fazla fayda demek değildir. Alınan 3-20 gr doz problem yaratmazken bunun üzerine çıkmak sindirim problemlerine neden olabilir. Gün içerisinde alınan suyu da bir miktar arttırmak doğru olacaktır.

Müshil etkisi için günde 5 gr psyllium bir bardak su ile alınabilir.

Rabia Yoran
Takip edin

Rabia Yoran

Beslenme ve Diyet Uzmanı - Dorest Güzellik ve Obezite Merkezi
2017 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun olmuştur.
Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, genel ve estetik cerrahi, poliklinik, dahiliye bölümlerinde ve Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; özel bir catering firması ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarı ile tamamladı.
Lisans eğitimi sırasında "İntestinal Mikrobiyota Ve Sağlık İlişkisi" üzerine bir seminer hazırladı. Bitirme tezi olarak da "Tabak Renginin Besin Alımı Üzerine Etkisi" adlı konuyu inceledi. Kaliteli bir yaşamın ilk adımının dengeli ve doğru beslenmek olduğunu savunan ve beslenme programlarını bu amaçla yazan Rabia Yoran 2018 yılının ağustos ayında Dorest ailesine katıldı. Şuan Nazilli şubesinde danışan kabulüne devam etmektedir.
Rabia Yoran
Takip edin

Rabia Yoran Son Yazıları (Tümünü Gör)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir