Eskilerden beri süre gelen bir rivayet var aslında. Canımızın herhangi bir besin grubundan çektiğini söylediğinizde büyüklerimiz hemen “Eksiklik var demek ki evladım, ye muhakkak.” derler. Peki bu ne kadar doğrudur?
Yapılan araştırmalar toprak, kağıt, kömür, saç gibi besin olmayan maddeleri yeme eğilimi gösteren kişilerde çoğunlukla demir eksikliği anemisi olduğunu göstermektedir. Bu anemi düzetildiğinde ise artık böyle bir eğilimin söz konusu olmadığı belirtilmiştir.

Peki ya yemekten sonra aranan tatlı? Tam sağlıklı birkaç lokma alınacakken aklı çelen iskender? Sürekli çikolataya uzanan el?
Ne yazık ki bunların hiçbirinin vücutta gözlenen bir eksiklikle alakası bulunmamaktadır. Nereden mi biliyorum? Aslına bakarsanız sonuç tamamen bilimsel. Çalışmalar sonucu kalori olarak yeterli ama bazı besinler yönünden kısıtlamalı diyetler verilen kişilerin beslenme düzeni içinde kısıtlanan besini canının çekmediğini göstermekte.

Peki nerden çıktı bu canım çekti?
İşte aslında o besin grubunu isteyen siz değilsiniz. Kimler mi? “Bağırsağınızdaki bakterileriniz.”
Örneğin; sürekli karbonhidrat ağırlıklı beslenen kişilerde karbonhidrat bağımlısı bakteri miktarı giderek artmakta ve diğer mikroorganizma sayısı ise azalmaktadır. Bu durum sonucunda sayısı artan karbonhidrat bağımlısı bakterileriniz salgıladıkları kimyasal maddeler ile beyne sürekli sinyal gönderip “Karbonhidrat ver!” demekte. Ellerinizle yarattığınız bu canavarlar artık besin tercihi üzerindeki kontrolü ellerine geçirdiler bile. Artık durum tamamen sizin iradenizde!

Tek tip beslenme ya da canınızın her çektiğini yeme durumu daha da kontrolü kaybetmenize neden olacaktır. İpleri elinize almanızın vakti geldi.
İşin özeti; bağırsaktaki tüm bakterilere adaletli davranmakta ve her besin grubundan ihtiyacınız kadar almanızda fayda var. Zayıflamaktan da önce en başta “Kendime iyi davranmalıyım.” amacıyla yol çıkın ve el ele size en uygun bağırsak mikrobiyotasını inşa etmek için diyetisyene başvurmayı unutmayın.

Rabia Yoran
Takip edin

Rabia Yoran

Beslenme ve Diyet Uzmanı - Dorest Güzellik ve Obezite Merkezi
2017 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun olmuştur.
Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, genel ve estetik cerrahi, poliklinik, dahiliye bölümlerinde ve Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; özel bir catering firması ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarı ile tamamladı.
Lisans eğitimi sırasında "İntestinal Mikrobiyota Ve Sağlık İlişkisi" üzerine bir seminer hazırladı. Bitirme tezi olarak da "Tabak Renginin Besin Alımı Üzerine Etkisi" adlı konuyu inceledi. Kaliteli bir yaşamın ilk adımının dengeli ve doğru beslenmek olduğunu savunan ve beslenme programlarını bu amaçla yazan Rabia Yoran 2018 yılının ağustos ayında Dorest ailesine katıldı. Şuan Nazilli şubesinde danışan kabulüne devam etmektedir.
Rabia Yoran
Takip edin

Rabia Yoran Son Yazıları (Tümünü Gör)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp