Toplum olarak vazgeçilmez içeceğimiz nedir diye sorulduğunda akla ilk gelen tabiki de tadı ve kokusuyla içimizi ısıtan çay. Çay, dünyada da sudan sonra en fazla tüketilen içecektir. Dünya genelinde siyah çay tüketimi daha yaygındır. Bu nedenle çay denilince akla ilk siyah çay gelmektedir. Fakat siyah çay kadar yeşil çay ve bitki çayı da tüketilmektedir.

Çay lezzetli ve çok tüketilen bir içecek olmasının yanında sağlık üzerine etkileri de dikkat çekmektedir. Çayın yapısında sağlıkla ilişkisi olduğu düşünülen 4000’den fazla bileşik bulunmaktadır. Bu bileşikler çeşitli hastalıklara karşı koruyucu vegüçlü antioksidan özellik göstermektedir.

Kalp hastalıkları dünyada en çok ölüme neden olan hastalıkların başında gelmektedir. Peki çay kalbimizi korur mu? Yapılan çalışmalar çayın kalp hastalıklarına karşı koruyucu olduğu ve kalp krizi riskini azalttığını göstermektedir. Çayın yapısında bulunan flavanoidler bağırsaktan kolesterol emilimini azaltır. Böylece kan kolesterol düzeyini de düşürerek kalbimizi korur.

Çayın kansere karşı koruyucu olduğunu biliyor muydunuz? Çayda bulunan bileşiklerin antioksidan etkisi kansere karşı korur. Özellikle yeşil çay kolon, mide, pankreas, özefagus, mesane kanserlerine karşı koruyucudur.

Siyah çaydaki fenolik bileşikler diyetle alınan demir emilimini olumsuz etkileyebilir. Ancak bu durum demir eksikliği olan bireyleri etkilemektedir. Bu nedenle demir eksikliği olan bireyler yemekle birlikte çay tüketmemelidir.

Çay tüketimine anne adayları da dikkat etmeli neden mi?Çayla alınan kafein anneden bebeğe geçebilmektedir. Gebelikte karşılaşılan en önemli sorunlardan biri de kansızlıktır. Bu sebeplerden dolayı gebe kadınlar çayı fazla tüketmemelidir.

Peki ne kadar çay içmeliyiz ? Günde en az 3 fincan siyah çay tüketimi kalp hastalıklarından korurken 1-6 fincan çay tüketimi antioksidan seviyesini arttırır. Çayın ihtiyaçtan fazla tüketilmesi içerdiği kafeinden dolayı çarpıntı, uykusuzluk ve huzursuzluk yaratabilir. Aynı zamanda çayın diüretik etkisi ve diyetle alınan demir emilimi üzerindeki etkisi nedeniyle günde 8 fincandan az tüketilmelidir.

 

Diren Kaptan
Takip edin

Diren Kaptan

Beslenme ve Diyet Uzmanı - Dorest Güzellik ve Obezite Merkezi
Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden 2017 yılında şeref öğrencisi ünvanıyla mezun olmuştur. Eğitim hayatı süresince Ankara’daki çeşitli hastanelerde stajyer diyetisyen ünvanıyla görev yapmıştır. Okuduğu süreç boyunca İşaret Dili ve İlk Yardım Eğitimi, Beden Dili Eğitim Programı, Profesyonel İletişim Eğitim Programı, Zihin Haritaları Eğitim Programı, Diksiyon Hitabet Eğitim Programı Başarı Sertifasını almıştır.
Ekim 2017 yılından itibaren Dorest Güzellik ve Obezite Merkezi’nde diyetisyen ünvanı ile görev yapmaktadır. Katıldığı Gaps eğitimi programı ile Gaps Practitioner Sertifikasını almıştır.
Sağlıklı bir yaşam sürmenin sırrının dengeli ve düzenli beslenmeden geçtiğini bilmekte ve bu ilkeyle yaşamaktadır. Sağlık, beslenme ve diyet üzerine bilimsel yayın ve kitapları yakından takip etmekte ve bu bilgiler doğrultusunda kendini geliştirerek sizleri aydınlatmaktadır.
Diren Kaptan
Takip edin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Whatsapp